Yarın sabah annemlere gidip yaklaşık bir hafta kalmam gerekiyor. Babam çok sevdiği biricik arılarına bakım yapmak ve artık dışarı çıkarmak için memlekete gidecek, bu süre zarfında bloğuma bakamıyacağım, yorum yazan arkadaşlarım olursa döndüğümde ilgileneceğim.Şimdi; bu hafta gazeteye gönderdiğim yazımı ekliyorum.Şimdilik hoşçakalın. Evimdeki eşyalarla müthiş bir bağ kuruyorum daima. Öyle ki evladım gibi sarıp sarmalıyor ve asla vazgeçemiyorum. Çamaşır makinem artık çok çok yaşlandığı için arıza yapar oldu sürekli. İki defa motor ömrünü tamamladığından yeniledik. Bir defa çevirme parçasını, bir defa kapısını, bir defa kilidini, elektrik aksamını falan filan..Daha bir sürü parçası değişti.Sadece kaportası kaldı sanırım. Tamir parasına iki tane gıcır gıcır makine alabilirdim yani, öyle çok masraf çıkardı. Her bozulduğunda “bıktım artık, seni istemiyorum” deyip çarşıya çıkıyorum. Bütün mağazaları geziyorum ama benim bebeğim gibisine rastlayamıyorum. Şimdiki modeller çok düğmeli, dijital ve sevimsizler bana göre. Benim iki düğmesi olan güzelim antika makinemin yerine geçecek şöyle aklımı başımdan alan bir parça bulamıyorum ve servise telefon edip gelin artık diyorum. Her tamirden sonra 5–6 ay gül gibi geçiniriz. Sonra sil baştan. Bu durum sanırım en son tamamen durana kadar devam edecek. Tüm eşyalar için aynı şeyi yaşıyorum.Öyle kolayca yakalarını bırakamıyorum hiç birinin.
Şimdi de elektrikli süpürgem bozuldu. Bana çarşı yolu gözüktü yine. Bakalım sevgili süpürgemden vazgeçebilecek miyim?
Bu gün adını koyamadığım çok doyurucu bir yemek anlatmak istiyorum. Lahmacuna benzer bir şey, onun için yalancı lahmacun dedim adına. Seveceğinize inanıyorum. İşte tarif.
Malzemeler:
1/2 kg kıyma
1 büyük kuru soğan
2 adet yeşil sivri biber
1 adet kırmızı etli biber
2 adet domates
Yarım demet kadar kıyılmış maydanoz
1 çay kaşığı kırmızı pul biber
1 çay kaşığı karabiber
1,5–2 tatlı kaşığı kadar tuz
2–3 yemek kaşığı zeytinyağı
Hamuru İçin:
2 su bardağı un
1 kahve fincanı su
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı sirke
1 yumurta
1 çay kaşığı kadar kabartma tozu
1 tatlı kaşığı kadar tuz
Yapılışı:
Hamur malzemelerini bir kapta karıştırıp yoğurun. Üstünü nemli bir bezle örterek 10–15 dakika kadar dinlendirin. Sekiz parçaya bölerek topaklar yapın ve her topağı kahvaltı tabağı büyüklüğünde unlayarak açın.
Teflon tavaya çok az yağ sürerek açtığınız hamurun çevirerek her iki tarafını da pişirin. Diğer hamurları da aynı şekilde açarak pişirip üst üste koyarak üzerlerine bir bez örtün.
İç malzemesini hazırlamak için soğanı, biberleri temizleyip iri iri doğrayın. Tavaya zeytinyağını alıp kızdırın, doğradığınız soğanı ve biberleri ekleyerek pembeleştirin. Kıymayı aktarıp kavurun. Tuzunu baharatlarını katın. Domatesin kabuğunu soyarak küçük parçalar halinde doğrayın ve pişen malzemeye ekleyin. Domateslerde pişince maydanozu katarak karıştırın ve ocağı kapatın.
Pişirdiğiniz hamurları servis tabağına alarak üzerine kıymalı harçtan koyun. Salata eşliğinde servise sunun.
Takvimler 21 Martı gösterdiğinde bahar geldi demektir. Baharı karşılamanın halk dilindeki adı nevruzdur.
Nevruz; Orta Asya’dan Balkanlara kadar kutlanan en eski Türk Bayramlarından biri olarak kabul ediliyor. Yeni gün anlamına gelen Nevruz, doğanın baharda uyanışını, coşkusunu, sevincini paylaştığımız bir bayram. Aynı zamanda Dostluk demek.Umut demek..Sevgi demek...Baharın sevincini,coşkusunu,heyecanını capcanlı kendine özgü havasını hep nevruzla karşıladık hala karşılıyoruz.
Baharın başladığı zaman, yani toprağın uyandığı gün olarak kabul edilen Nevruz Kutlamaları tarihçilere göre beş bin yıllık bir geçmişe sahip. Türk Kamlarının (din adamları ya da kadını) dualarında “Yüce Göktanrı' nın ilk defa gürlediği, yağız yer, altmış türlü çiçeklerle ilk defa bezendiği, altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği ve melediği zaman sen yaradıldın!" ifadelerini kullanıyorlarmış.
Çin kaynaklarına göre Hunlar baharın uyanışını, yiyecekler hazırlayıp kırlara giderek büyük bir coşku içinde kutlarlarmış. Bu geleneği Hunlardan sonra Uygurlar da devam ettirmişler. Uygurlar Nevruz Bayramına ilişkin resimler yaparak bu bayramı tablolarında da ölümsüzleştirmişler.
Ağır, sıkıcı geçen kışın ardından cemre toprağa düştüğünde bir renk cümbüşü sarar dünyayı. Dağlar, ovalar, yaylalar öyle bir bezenir ki herkes kıskanır.Bu cümbüşün coşkusuna katılır her bir canlı cıvıl cıvıldaşır, sular çağlayan olup kaynaşır. İşte bu çağlayandır, cıvıldayandır bize Nevruzu kutlatan.
Dostluk ve Sevgi ile Nevruz Bayramınız kutlu olsun.
Malzemeler:
1 paket milföy hamuru
1/2 kg tavuk eti (kemiksiz)
1 adet kırmızı etli biber
2 adet yeşil sivri biber
2 adet patates
1 adet havuç
1 adet kuru soğan
1 adet domates
1 çay kaşığı pul biber
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
Kekik
3–4 yemek kaşığı kadar zeytinyağı
Üzerine sürmek için
1 yumurtanın sarısı
Çörek otu veya susam
Yapılışı:
Tencereye yağı koyarak kızdırın. Bir yandan soğanı, biberleri doğrayıp yağa atın. Havucu uç kısımlarını keserek ince uzun olacak şekilde keserek pişen malzemeye ekleyin. Bunlar pişerken tavukları yıkayıp süzün ve pembeleşen soğanlı harca ilave edin. Etler beyaz renk alana kadar kavurun. Bu arada patatesleri soyup yıkayın, havucu doğradığınız gibi doğrayıp tencereye aktarın. Baharatlarını ve tuzunu da ekleyip tencerenin kapağını kapatarak kısık ateşte malzemeler yumuşayana kadar pişirin. Pişme işlemi bitince kapağı açarak soğuması için bekleyin ya da bir tabağa alın.
Milföy hamurlarını dolaptan alarak yumuşaması için birbirinden ayırın. Her milföy hamurunun üzerine bir büyük kaşık malzeme koyarak dört köşesini ortada birleştirin, ya da istediğiniz şekli verin. Yumurta sarısı sürüp susam serptikten sonra daha önceden 200 derecede ısıttığınız fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Bu aralar blogla pek ilgilenemiyorum, beniz ziyeret eden tüm arkadaşlarıma çooooook teşekkür ediyorum. hemen şimdi iadeyi ziyaretlerime başlayacağım. Biraz gecikirsem de kusura bakmayın arkadaşlarım. Bu gün yarın hepinizi görmeye geleceğim. Her hafta gazeye gönderdiğim yazının aynını burada yayınladığımdan bazen resmi bir dil kullanıyorum, Üzerinize alınmayın sakın:)) Aşağıdaki öyküyü de gazeteye göndermiştim geçen hafta. Görüşmek dileğimle sevgilerimi yolluyorum hepinize. Bir ara insanların birbirlerine zincirleme olarak aktardıkları maillerden biri arkadaşlarım tarafından bana da gönderilmişti. Çok hoşuma gittiğinden sizlerle de paylaşma ihtiyacı duydum. Yitirdiğimiz birçok değeri anlatması bakımından güzel bir gerçek yaşanmışlık hikâyesi.
Değerli profesörlerimizden biri yıllar yıllar önce daha öğretmenken Konya’nın küçük bir köyüne atanıyor. İlk gittiği gün köylülerden bir aile tarafından konuk ediliyor. Yemekler yeniyor, çaylar, çerezler ikram ediliyor. Bu arada da gece epeyce ilerlemiş oluyor tabiî ki. Öğretmen yorgun, yatmak istiyor aslında ama evde hiç hareket yok. Kimse uyuma gibi bir girişimde bulunmuyor. Öğretmenimiz oldukça genç tabi, yol yorgunu, yabancı….
En sonunda utana sıkıla evin büyükannesine ne zaman yatmayı düşünüyorsunuz acaba diye soruyor. Babaanne en son treni beklediklerini anlatıyor. En son tren gelip de içinde kasabaya yabancı biri inerse eğer ışığı yanan bir ev görüp de kapısını çalabilsin diye bekliyoruz evladım, ışığı yanan bir ev bulamazsa çekinir de sokaklarda kalır der.
Kapınızı çalanlar bol olsun diyerek konuklarınıza severek sunabileceğiniz bir börek tarif edeceğim.
Malzemeler:
5 adet yufka
300-400 gr. kadar kuşbaşı doğranmış tavuk eti
1 su bardağı haşlanmış bezelye
2 adet büyük patates
1 adet kuru soğan
1 adet havuç
2 adet kırmızı etli biber
5-6 adet yeşil sivri biber
1 yemek kaşığı biberiye yaprağı
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı pul biber
2 tatlı kaşığı tuz
Yarım kahve fincanı zeytinyağı
Yufka aralarına sürmek için:
1 çay bardağı süt
1 yumurta
2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı
Yapılışı:
Ön hazırlık olarak patates soyulup yıkanır ve tavla zarı gibi doğranır. Çukur bir tencereye soğan, havuç, yeşilbiber ve kırmızıbiber doğranır. Zeytinyağı eklenerek ocağın altı yakılır, karıştırarak yumuşayana kadar kavrulur. Kuşbaşı doğranıp yıkanmış tavuk eti ilave edilerek renk değiştirene kadar harlı ateşte pişirilir. Patatesler eklenir, baharatlar, biberiye ve tuz katılarak karıştırılır ve tencerenin kapağı kapatılarak su katılmadan kısık ateşte 15-20 dakika kadar pişirilir. En son haşlanmış bezelye eklenir ve ocak kapatılarak pişen malzeme soğumaya bırakılır.
Genişçe bir zemine yufkanın biri yayılır. Bir kâsede iyice çırpıp hazırladığımız süt, yumurta ve zeytinyağı karışımından fırça yardımı ile yufkanın üzerine sürülür. Üzerine ikinci bir yufka konarak aynı işlem yapılır. Yufkalar önce dört sonra sekiz eşit parçaya bölünür. Geniş olan tarafına malzememizden bir-iki yemek kaşığı konarak, önce kenarlar içe katlanır sonra sigara böreği gibi ince tarafa doğru rula yapılarak sarılır. Yağlanmış tepsiye konur. Kalan yufkalarda aynı şekilde sarılarak tepsiye aktarılır ve üzerine yine içine sürdüğümüz yumurta süt zeytinyağı karışımından sürülerek çıtır pane harcı serpilir. Yoksa susam da serpebilirsiniz.
230 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Sıcak olarak yemenizi tavsiye ederim.
PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 20 nin ev sahipliğini mucizembenibul arkadaşımız yapıyor. Beni de davet etti sağolsun.Ancak epeydir ilan ettiğim gibi makinemi oğlum götürdü, elimde kalan resimleri kullanıyorum.Yeni tarifler deniyorum ancak, şimdilik buraya yansıtamıyorum. Kusura bakmayın lütfen. Yazın inşallah yeni resimlerle ve tariflerle katılma şansım olacak. Arkadaşımıza çok teşekkür ediyorum.Neyse şimdi size çok kolay yapılabilen ve sıcakken çıtır çıtır olan patatesli börek tarifini vereyim en iyisi.
Malzemeler:
6 adet hazır yufka
5-6 haşlanmışpatates
Bir miktar peynir, 100 gr kadar
1 yumurta
1su bardağı süt yarısı patates , yarısı yufkalar için.
1 kahve fincanı kadar zeytinyağı
Maydanoz
Tuz
Karabiber
Pul biber
Yapılışı:
Öncelikle patatesleri ezip peynir, maydanoz, baharat ve tuzu katarak iyice karıştırın.Yarım su bardağı kadar sütü ilave edin.Yumuşakça bir iç hazırlayın.
Yufkanın birini masaya yayın. Yarım su bardağı süt, zeytinyağı, yumurtayı iyice çırpın. Bu karışımdan yufkanın her tarafını kaplayacak şekilde sürün.Üzerine ikinci yufkayı koyup aynı işlemi yapın. Üçüncü yufkayı da koyarak karışımdan sürdükten sonra sigara böreği gibi kesin. İç malzemesini koyarak bükün ve yağlanmış tepsiye koyun. Diğer yufkaları da aynı şekilde hazırladıktan sonra kalan yumurtalı süt karışımını böreklerin üzerine sürün , isterseniz susam ve çörek otuyla süsleyin. Ben yaparken evde yoktu onun için resimdekilerde susam yok. Kızgın fırında kızarana kadar pişirin. Sıcak sıcak yiyin. Afiyetler olsun.
Son zamanlarda seyrettiğim en etkileyici filmlerden biri. Vizyona girdiği gün gitmiştim. Hastane odasında yolları kesişen, biri hem hastanenin sahibi hem de Karun kadar zengin, ama bir o kadar da yalnız bir adam, diğeri, çok istediği gibi ünlü bir tarihçi olamayan, fazla zeki, her konuda bilgili ailesi ve çocukları olan, araba tamirciliği yapan orta gelirli bir adam. Jack Nicolson ile Morgan Freeman müthiş bir film yapmışlar.Onlarla birlikte yapılan seyahat çok keyifliydi.Verdiğisatır araları mesajları yaşam felsefemize katıp kullanabilirsek hayatımızın daha güzel olacağı kesin.Uygulayabilir miyiz……ZOR….....Mutlaka izleyin derim.
Özgür Kocaeli Gazetesi Pazar Ekinde yemeklerimi yayınladığımı daha önce de söylemiştim. Hal böyle olunca gazete ile aynı gün aynı tarifi vereyim diyorum, bir türlü ikisini aynı ana denk getiremiyorum.J Kısaca şunu demek istiyorum; yine denk getiremedim, orada başka tarif var, burada başkaJ
Neyse şimdi çok vitaminli ve oldukça lezzetli bir börek tarifi vermek istiyorum. Elinizin altında hangi malzemeler varsa onları kullanabilirsiniz.
Bu böreği aynı zamanda Hunerli Eller Yemek Sitesi porselen demlik çay saatine de hazırlamış oldum.beni davet ettiği için teşekkür ediyorum.
Malzemeler:
1 Adet kırmızı pancar
3 adet patates
3 adet havuç
2 adet pırasa
2 adet kabak
2 adet sivri yeşilbiber
1 adet patlıcan
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 tatlı kaşığı iri çekilmiş karabiber
1-2 tatlı kaşığı tuz
1 çay bardağı et suyu veya tavuk suyu (Arzu edilirse)
1 kahve fincanı kadar zeytinyağı
Kızartmak için:
1 su bardağı kadar sıvı yağ
1 yumurta
1/2 su bardağı galeta unu
Yapılışı:
Ön hazırlık olarak tüm malzemeler yıkanıp soyulacak olanlar soyulur. Tüm malzeme uzun şeritler halinde doğranarak birbirinden ayrı kaplara konur. Ya da pişme sırasına göre hızlı hızlı sırasıyla doğranarak tavaya aktarılır.
Genişçe bir teflon tavaya yağ konarak ocak yakılır. Havuçlar atılıp hafif sotelenir. Patates, pancar atılır. Her malzeme ilave edildikten sonra bir iki dakika karıştırılarak sotelenmesi sağlanır. Pırasa, kabak eklenir. En son patlıcan eklenerek baharatlar ve tuz ilave edilir. Malzemeler hafifçe yumuşadıktan sonra arzuya göre et suyunu katılarak ocak kısılıp 10 dakika pişirilir. Soğumaya bırakılır.
Bu arada yufkalar üst üste konarak sigara böreği yapar gibi sekiz parçaya bölünür. Soğuyan malzemeden konarak iri sigara böreği şeklinde sarılır. Kızartma tavasına yağ konup kızdırılır. Börekler önce yumurtaya sonra galeta ununa bulanarak kızartılır.
Şimdi; bu börek kızartma olduğu için ağır oldu diyenlere fırın şeklini tarif edeyim.:)
Malzemeler:
5 adet yufka
Yukarıdaki malzemeler (aynı şekilde pişmiş olacak)
1 su bardağı süt
2 yumurta
Pişmiş sebzelerin içindeki yağ
Yapılışı:
Süt, yumurta ve pişmiş sebzelerden süzdüğünüz yağı iyice çırpın. Yufkanın birini fırın tepsisine yayın, fazlalıklar tepsi dışında kalsın. Sütlü karışımdan sepeleyin. İkinci yufkayı tepsiye sığacak şekilde kırıştırarak koyun. Pişmiş sebzeden yufkanın her tarafına gelecek şekilde koyun. Yufkaları aynı şekilde üst üste aralarına malzeme koyarak ve sütlü karışımdan sepeleyerek böreği yapın. Son yufkayı koymadan önce ilk yufkanın fazla kenarlarını tepsi içine doğru katlayın. Sütlü karışımdan serperek son yufkayı kapatın. Kalan sütlü karışımı tepsinin tamamına yayın. Daha önceden 200 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.
Not:Tavuk suyu veya et suyunun elinizin altında sürekli bulunmasını istiyorsanız, kaynattığınız et- tavuk-kemik sularını küçük kaplara koyarak derin dondurucuda dondurabilir ve istediğiniz zaman kullanabilirsiniz.Çorba yaparken olsun, yemek yaparken olsun, bir iki tablet attığınızda yemeğinizin tadı çok farklı olacaktır.
Bir süre buralarda olamayacağım. O yüzden size börek bırakıyorum. Paylaşın yiyin artık kardeş kardeş dört tane böreğiJ Bilseydim tepsiyle çekerdim resmini..Şimdi efendim tarifini vereyim. Öncelikle sıcak tüketmenizi tavsiye ediyorum, soğuduktan sonra da güzel ama sıcakken çıtır çıtır oluyor.
Malzemeler:
6 adet yufka
5-6 adet haşlanıp ezilmiş patates
200- 300 gr. kadar beyaz peynir
1 su bardağı kadar süt
Tuz
Maydanoz
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 tatlı kaşığı karabiber
Sürmek için:
1 su bardağı süt
1 yumurta
Yarım çay bardağı sıvı yağ
Tuz
Yapılışı:
Öncelikle çukur bir kapta patates, peynir, süt, baharat, maydanoz ve tuz karıştırılır. Başka bir kapta da yumurta çırpılır, tuz, süt ve yağ iyice karıştırılır. Yufkanın bir tanesi yayılır. Sütlü yumurtalı karışımdan yufkanın her tarafına sürülür. İkinci yufka üstüne konarak aynı işlem uygulanır. Üçüncü yufkaya da aynı şekilde sütlü karışımdan sürülerek sigara böreği yapar gibi üçgen şekil verilerek kesilir. Patatesli karışımdan konarak bükülür ve tepsiye dizilir. Tüm yufkalar bittikten sonra kalan yumurtalı karışım yufkaların üzerine sürülür ve susam ya da çörek otu serpilir. Isıtılmış 230 dereceli fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Sıcak yenir.Afiyet olsun.
Kütüphaneler Haftası başladı, insanlara bu kurumları tanıtıp sevdirmek ve kitap okumayı yaygınlaştırma-herkese ulaştırma amacını güdüyor.
Kütüphane deyince aklıma her zaman Bursa’nın İnegöl İlçesinde bundan yıllar yıllar önce ders yapmaya gittiğimiz eski taş bina aklıma gelir.O zamanlar bilgisayarı tanımıyorduk, interneti hiç bilmiyorduk.Yüzyüze ilişki içindeydik. Orada bir ruh vardı.İnsanı içine çeken, huzur veren bir mekan.Osmanlı dönemine ait eski taş bir binaya büyük ve ahşap bir kapıdan girerdik.Basamakların yanlarında genişçe masa koyulabilen kapalı balkonvari yerler vardı.Sağa sola konmuş antika eşyalar ve kilimlerle loş ışık sağlayan lambalar. Çoook huzurlu bir yerdi, bozulmamıştır umarım. Biz o masalarda derslerimiz yapardık yada ödünç kitap alır okurduk. Kütüphaneyi-kitabı bana-bize sevdiren mekandı sanıyorum ama görevli amcamızın hakkını da yemek istemiyorum. Herkesle bıkmadan tek tek ilgilenirdi.Tüm sorularımızın yanıtını bulmaya çalışırdı eğer biz bocalıyorsak. O zamanlar ilkokuldaydım daha , ortaokulda da o kütüphaneden faydalandım.Can yayınları o zamanlar yeni çıkmıştı ve ben tüm seriyi okumuştum kütüphanem sayesinde.Daha bir çok kitabı oradan alarak okumuştum.
Şimdi bunları niye anlattım derseniz , Kütüphaneler Haftası kutlamalarına katıldım dün ve bugün. Protokol üyeleri dışında sadece öğrenciler ve görevliler gelmişti. Öğrenciler Kütüphaneleri sevdiklerinden değil okulca gönderildikleri için gelmişti.Aslında çok üzücü bir durum.Gönül isterdi ki her kesimden insanolsun, ev hanımından çalışanına-esnaflardan memurlara……. Sadece öğrencilerin ödev yapma mekanı gibi algılıyor bir çok insan. Oysa her sene yeni yayınların da alındığı (Kitapçılar gibi hemen gelmese de-bürokratik işlemler gereği), birçok derginin kitabın içinde olduğu okuma salonları gibi değerlendirmeliyiz. Ben hala bir çok kitabı kütüphaneden alarak okuyorum. Konuşmacılar; gençleri Kütüphane ortamına çekebilmek için ücretsiz internet bağlantılarından söz ettiler. Ne yazık ki artık kimse kütüphaneden araştırarak yapmıyor , bir tıklayıp indiriyorlar ve hiçbir şey öğrenmeden teslim ediyorlar ödevlerini.Kütüphanelerimizi yukarıdaki resim gibi boş bırakmayalım diyerek tüm Kütüphanecilerin Haftasını kutluyor sevgiler sunuyorum.
Not: Yukarıdaki fotoğrafıözellikle kütüphane de kimse yokkençektimJ
Ispanaklı Börek için malzemeler
5 hazır yufka
Yarım kg ıspanak
2 adet kuru soğan
Kırmızı pul biber
Karabiber
Tuz
2 yumurta
1 su bardağından daha az süt
1 çay bardağı zeytinyağı
Yapılışı:
Ispanakları yıkayıp çukur bir kabın içerinse doğrayın.Soğanları da doğrayarak ilave edin.Tuzu, baharatı karıştırarak kenarda bekletin.Yumurta, süt ve zeytinyağı bir kapta iyice çırpın. Yufkanın birini tepsinize sığacak şekilde buruşturarak yayın ve sütlü karışımdan her tarafına gezdirin. İkinci yufkayı koyup aynı işlemi yapın.Karıştırdığınız ıspanağın bir kısmını tepsinin her tarafına gelecek şekilde ilave edin.Yufkalar bitene kadar aynı işlemleri tekrarlayın.Son yufkanın üzerine kalan sütlü karışımı gezdirin ve kızgın fırında üzeri kızarana kadar pişirin.Afiyet olsun.
Bu böreğe aslında yalancı Çin Böreği desem belki daha doğru olur. İç malzemesini daha önce tarif ettiğim pırasalı böreğin içi gibi hazırladım, eğer oğlum üşenmeyip hemen yufka almaya gitseydi pırasalı börek yapacaktım. Ancak bazen tembellik nelere kadir oluyor diyerek bir gün televizyonda izleyip tarifini aldığım Çin Böreğinin en azından hamurunu deneyeyim deyip işe koyuldum.
Yakında asıl tarifi deneyip paylaşmayı da unutmayacağım tabi ki. Bu yaptığım da herkes tarafından beğenildi aslında, oğlumun Samsunlu bir arkadaşı da biz de, o da pırasayı hiç sevmemesine rağmen çok beğendi. Yani böyle de yapabilirsiniz. Hem değişik de oldu. Yağda kızarmasına rağmen yağı hiç çekmedi, oldukça da hafif oldu üstelik. Biz kalabalık olduğumuz için ben aşağıda verdiğim ölçülerin iki katını kullandım. Epeyce börek çıktı. Sıcak yemenizi tavsiye ederim çıtır çıtır oluyo.
Malzemeler:
Hamur İçin
1 yumurta
1 çorba kaşığı sirke
1 çay bardağı su
1 çorba kaşığı kabartma tozu
Un
Tuz
İçi İçin:
1/2 kg pırasa
1 adet kuru soğan
İsterseniz az miktarda kıyma (ben katmamıştım)
Pul biber
Karabiber
Tuz
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1/2 yemek kaşığı biber salçası
Kızartmak için yağ
Yapılışı:
Öncelikle soğanı bir tencerede pembeleştirin, küp küp doğranmış patatesleri ilave edin. Hafif pişene yakın salçayı katın. Daha önce doğrayıp tuzlu suda beklettiğiniz pırasaları yıkayıp süzerek tencereye ilave edin. Arasırakarıştırarak pırasaları pişirin. Tuzunu ve baharatları ilave ederek bir iki dakika daha pişirin ve bir tabağa alarak soğumasını bekleyin.
Yumurta, sirke, su, tuz ,kabartma tozu ve unu karıştırarak yumuşakça bir hamur yapıp 10 dakika dinlendirin. Küçük topaklar yapın. Topakları açarak sigara böreği saracak gibi8 parçaya bölün. Pırasalı malzemeyi koyup bükün. Ucunu suyla ıslatarak yapışmasını sağlayın. Kızgın yağda kızartıp havlu kağıt koyduğunuz bir tabağa alın. Afiyet olsun.
Benim gibi pırasa sevmiyorsanız bir de bu şekilde deneyin.Eminim pırasayla barışacaksınız.(En azından börek şekliyle)
Malzemeler:
5 adet yufka
1/2 pırasa
3-4 adet patates
1 adet kuru soğan
1 Çay tabağının alacağı kadar kıyma
Tuz
Toz karabiber
Kırmızı pul biber
1/2 Su bardağı süt
2 yumurta
1/2 çay bardağı zeytinyağı
Yapılışı:
Pırasa ince ince doğranıp tuzlu suya konur.Bu arada soğan bir tencerede pembeleştirilir,kıyma katılıp kavrulur.Soyulup yıkandıktan sonra tavla zarı gibi doğranmış patatesler katılıp arada karıştırarak hafif pişirilir.Pırasa yıkanıp süzülür tencereye aktarılır.Tuz ve baharatlarda katıldıktan sonra pişirilip soğumaya bırakılır.
Süt,yumurta ve yağ çukurca bir kapta çırpılır.Soğuma işleminden sonra yufkanın biri tepsiye yayılır.fazla kısımları tepsinin kenarından tezgah üstüne bırakılır.Çırptığımız sütlü karışımdan yufkanın üzerine gezdirilir.İkinci yufka fazla kısımları tepsinin ortasına doğru toparlanarak konur.Süt karışımı sürülür.Pişirdiğimiz pırasalı karışımdan her tarafına gelecek şekilde yayılır.Diğer yufkada da aynı işlem yapılır.En son kalan yufka konmadan önce ilk koyduğumuz yufkanın fazla kısımları tepsinin üstüne doğru ters çevrilerek alınır.Son yufka da fazlalıkları tepsiye uygun şekilde toparlanarak konduktan sonra kalan süt karışımını yufkaların her tarafına gelecek şekilde dağıtıp kızgın fırında üstü kızarana kadar pişirilir.
Bu börek hazırlandıktan sonra bir kaç ay buzlukta muhafaza edilebildiği için misafirleriniz geldiğinde kurtarıcı görevi görür.
Malzemeler:
5 Adet Yufka 250 gr kadar beyaz peynir 2 su bardağı süt 6-7 adet haşlanıp ezilmiş patates 2 yumurta 1 su bardağı erimiş tereyağı (margarinde olabilir ama tercih edilmemesini öneririm) Tuz yeteri kadar Pul biber Kara biber Kıyılmış maydanoz
Yapılışı :
Patates,yağ,yumurta,peynir,süt,tuz,baharatlar ve maydanoz bir kapta karıştırılır.Hafif sıvı olmasına dikkat edilir.Çok katı bir karışım elde edersek biraz daha süt ilave ederek yumuşatabiliriz.Bu karışım her yufkanın arasına sürülerek beş yufka da üst üste konur. Bütün yufkalar birlikte kalınca rulo yapılır.Rulo 3 eşit parçaya bölnüp bir tepsinin içinde üzeri kapatılarak derin dondurucuda yada buzdolabının buzluk kısmında 2 saat bekletilir, sonra parmak kalınlığında enine parçalar kesilerek tepsiye yan yatırılır ve üzerine bişey sürmeden 230 dereceli fırında kızarana kadar pişirilir.