Google



mutfagim

17/5/2009 - KÖZDE PATLICANLA KARNIYARIK

Kategori: Sebze Yemekleri

           Yaz aylarının en vazgeçilmez olan yemeğidir karnıyarık. Bir de bunu közlenmiş patlıcanla deneyin diyorum. Yağda kızarmış halinden çok daha hafif oluyor. Özellikle diyet yapanlara tavsiye edeceğim bir lezzet.

           

Malzemeler:

6 adet patlıcan

250 gr kıyma

1 adet kuru soğan

3 adet yeşil sivri biber

3 adet domates

1 yemek kaşığı salça

1 çay kaşığı karabiber

1 çay kaşığı pul biber

1,5 tatlı kaşığı tuz

3–4 yemek kaşığı zeytinyağı

Bir tutam kıyılmış maydanoz

 

Yapılışı:

            Patlıcanları yıkayıp ikişer guruplar halinde alüminyum folyo ile sarıp ister ocak üzerinde yumuşayana kadar közleyin. İster mangalda közleyin hiç fark etmez.

            Domates ve biberin birer tanesini ayırıp üzerini süslemede kullanın.

            Tavaya yağı aktarıp kızdırın. Soğanı ve iki adet biberi temizleyerek doğrayıp pembeleştirin. Kıymayı ekleyip kavurun. Yarım yemek kaşığı salçayı ekleyin.  Kalan iki domateslerin kabuklarını soyun ve doğrayarak pişen malzemeye katın. Baharatları ve tuzunu ekleyin. Domatesler yumuşadıktan sonra maydanozu ekleyip ocağı kapatın.

            Patlıcanları folyodan çıkarıp tepsiye koyun ve kaşık yardımıyla uzunlamasına ortalarından yararak kenarlara doğru açın. Hafif tuz serpin, pişen kıymalı harçtan içlerine koyup üzerini bir dilim domates ve biberle süsleyin.

            Yarım çay bardağından biraz fazla kaynamış suya 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağını ve kalan salçayı ekleyerek karıştırıp tepsiye ilave edin. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

            Afiyet olsun.


25 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/5/2009 - SEBZELİ ERİŞTE YEMEĞİ

Kategori: Sebze Yemekleri

            Yazıyı gazeteye hazırladığım gün annemle babamı yolcu ettim yine memlekete. Her bahar bir ayrılık yaşıyoruz taaaa Eylül ayına kadar. Daha önceleri de pek çok kez anlatmışımdır muhakkak, babam sevgili arıları için her yaz gider. Öğretmenlikten emekli olmadan birkaç sene önce bir iki kovanla başlamıştı arılarla ilgilenmeye. Kendimize yetecek kadar bal üretiyordu. O sıralarda arıları tanımak için almadığı kitap, araştırmadığı kaynak kalmamıştı, meğer bu günlere hazırlık yapıyormuş. Sonradan emekli olduğunda giderek artırdı kovan sayılarını. Şimdi yetmiş kadar arı kovanı var. Bir arı gördüğü zaman bu benim arım ya da değil diyebiliyor. Milyonlarca arının içinde kendi kovanının arılarını tek tek tanıyor. Arıların çok uzun mesafelere giderek çiçekten bal aldıklarını ilk babamdan duymuştum. Bir gün bakmış arıların ayakları simsiyah. Hemen hemen hepsi ziftli gelmişler. Üşenmemiş bu zift nereden bulaştı diyerek atlamış arabaya. Git git 7-8 km ötede bulmuş nihayet. Yol çalışması yapılıyormuş meğer.

Şimdi arılar olmadan ben yapamam diyor. Bal almadan ya da satmadan öte bir şey onunki. Bir sevda sanki. Bazen annem gitmek istemiyor. Hele son yıllarda aileden de pek kimse kalmadığı için zorla gidiyor. Babamın arılarından sinek diye söz eder çoğunluk. Bıktım bu sineklerden artık gitmeyelim diye direnir. Hatta birinde ya sineklerin ya ben dedi. Babam da bize göz kırparak sinekler deyiverdi. O gün bugündür tıpış tıpış gidiyor anacığım babamın peşi sıra.

İşte bugün yani benim yazıyı yazdığım gün yine ayrıldık. Yoğun ayrılık duygusu yaşarken yazacak başka bişey bulamadım.

Şimdi sebzeli erişte yemeğini anlatalım en iyisi. Çok seveceğinize inanıyorum.

 

Malzemeler:

Yarım kg. kuşbaşı doğranmış dana et (dana-kuzu)

1 adet patates

1 adet havuç

1 adet büyük kuru soğan

1 çay bardağı haşlanmış bezelye

1 adet kabak

2 adet yeşilbiber

300 gr. kadar ev eriştesi

1/2 kahve fincanı zeytinyağı

1,5 çay kaşığı iri çekilmiş karabiber

1,5 çay kaşığı kırmızı pul biber

1 tatlı kaşığı kekik

1,5–2 tatlı kaşığı kadar tuz

8 su bardağı kaynamış su

2 yemek kaşığı kırmızı toz biber

 

             Erişte için:

1 yumurta

2 su bardağı un

1/2 su bardağı ılık su

 

Yapılışı:

Erişte yapmak için unu yoğuracağınız kaba koyarak ortasını açın. Yumurtayı kırın ve tuz ilave edin. Ilık suyu ekleyerek sertçe bir hamur yoğurun. Su az gelirse bir miktar ekleyebilirsiniz. Hamuru topak yaparak üzerine nemli bez örtüp yarım saat kadar dinlendirin.

Hamurunuzu ara sıra unlayarak mantıdan biraz daha kalınca olacak şekilde oklava yardımıyla açın.  Yani 3 milim kadar kalınlığı olmalı hemen hemen. Açma işlemi bittiğinde bolca un serperek hamuru ikiye bölün. Her parçayı yanından içe doğru katlayıp tekrar unlayın. Kat yerlerinden bir kez daha katlayıp 5-6 milim eninde olacak şekilde hamuru şeritlere bölün. Erişteniz hazır. Fazla gelen erişteleri derin dondurucuda saklayarak daha sonra da kullanabilirsiniz.

Zeytinyağını ısıtın. Kuşbaşı etleri yıkayarak tencereye alın. Ocağı kısarak etler kendi saldıkları suları çekene kadar pişirin.

Patates ve soğanın kabuklarını soyun. Havucun, biberin ve kabağın uçlarını kesin. Tüm malzemeyi yıkayın.

Pişen etlere önce soğanı ve biberi irice doğrayarak katıp kavurun. Kırmızı toz biberi ekleyip hafif çevirin,  sırasıyla havuç, patates ve kabağı ekleyip kaynamış su ilave edin. Baharatlar ve tuzunu ekleyin. Yaklaşık 15–20 dakika pişirip kontrol edin. Patatesler yumuşadığında erişte ve bezelyeyi ekleyip 6–7 dakika daha pişirin. Yoğun bir yemek olmalı. Su miktarı az gelirse bir miktar ekleyebilirisiniz. Ocağı kapatarak 10 dakika dinlendirip üzerine dereotu ya da maydanoz serperek servis yapın.

Afiyet olsun. 

19 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/4/2009 - EBEGÜMECİ YEMEĞİ

Kategori: Sebze Yemekleri

       Dün akşam yani 17 Nisan akşamı Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü etkinliği amacı ile türkü gecesi düzenlenmişti. Harika bir gece geçirdik. Bu harika gecede sevgili eşim bana sürpriz yaparak bugün olan doğum günümü, akşamdan dostlarımız arasında kutladı. Hayatımın sürprizini yaptı. Özel günler konusunda pek anlaşamayız aslındaJ. Hep kızardım bu konuda çok duyarsızsın diye ama vallahi akşam çook mahcup oldum. Özetle bunca yıldır bağırıp çığırdığım için sevgili eşimden buradan özür diliyorum. (Yüzüne karşı özür dilemek zor geldiğinden:))Ama her sene aynı şekilde tekrarı olmasını da diliyorum yani:) Yine pastayı alıp taşıyan sevgili görümceme de teşekkür ediyorum özel olarak.

      Neyse bu konuyu burada noktalasam iyi olacak. Bu hafta gazete için Ebegümecini anlatmıştım onu ekliyorum yazıma.

      Bahar geldi, pazarlarda yeşillik kaynıyor. Isırgan otu, ebegümeci, kedi tırnağı, evelik, taze nane-sarımsak, mancar, çiçekli mancar daha birçok ot. Hazır tam mevsimiyken ve daha bitmeden şahane ebegümeci yemeğini anlatmak istedim. Ebegümeci bitkisini Nisan ile Eylül ayı arasında bulmak mümkün.

       Ebegümecinin sayısız faydaları olduğunu biliyor muydunuz? Ben bir iki faydasını duymuştum ama yaptığım araştırma sonucunda öğrendiklerim karşısında hayrete düştüm.

       Ebegümecini çay olarak tüketirseniz özellikle mide ülserinde, mesane iltihabında, ağız boşluğu iltihabında, bağırsak ve mide iltihaplarında çok başarılı tedavi edici sonuçlar veriyormuş. Arpa ile karıştırıp çorba yapılırsa mide ve bağırsak ülserlerinde epeyce etkili oluyormuş. Ayrıca, öksürük, balgamlı öksürükler, nezle ve ses kısıklıklarında etkiliymiş. Nefes darlığı çekenleri oldukça rahatlatıcı etkisi varmış. Alerjik reaksiyon sonucu kaşınan yerleri ebegümeci çayı ile yıkamanın da epeyce rahatlatıcı etkisi varmış. Kırıklardan ve damar iltihaplarından oluşan yaralara kompres yapılması sonucu oldukça başarılı sonuçlar alınıyormuş. Yine çıbanlarda ve el ayak şişliklerinde kompres olarak kullanılırsa çok rahatlatıcı etkisi varmış.

            Ebegümeci çayını akşamdan soğuk suya koyarak demlemek gerekiyormuş özelliğini yitirmemesi açısından. Bir gece önceden yaprakları kaynamış soğumuş suya bırakıp bekletin. Ölçü olarak bir bardak suya yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ebegümeci bitkisi kullanın. Ertesi gün 2 bardak ılıklaştırıp gün boyunca için. Çayın posasını bile atmayın, gözlere, akciğerlerin üzerine, ağrıyan yerlere kompres yapın.

            Kompres için çayın posası alınıp biraz suyun içinde ısıtılır, arpa unu ile lapa haline getirilir ve bezin üstüne yayılarak uygulanır. Kompres sıcak olmalıdır.

            Arpa ile çorbasını yapmak için önce arpayı kaynatın, soğuduktan sonra ebegümeci bitkisini atıp demleyin.

            Bugün ben çorba olarak çok severek tükettiğimiz şeklini anlatacağım.

 

        Malzemeler:

1 demet ebegümeci

1 adet kuru soğan

½ çay bardağı pirinç

2 yemek kaşığı bulgur

100 gr. kadar kıyma

1 yumurta

1 çay kaşığı pul biber

1 çay kaşığı karabiber

1,5–2 tatlı kaşığı tuz

2 su bardağı tavuk suyu

Ya da birkaç parça tavuk eti (olmasa da olur)

5-6 su bardağı kaynamış su

2-3 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı biber salçası

 

     Yapılışı:

     Ebegümeçlerini ayıklayıp iyice yıkayın. Saplarını ve yapraklarını doğrayarak ayrı ayrı tabaklara koyun.

     Soğanı temizleyip doğrayın. Tencereye yağı koyarak kızdırın ve soğanı pembeleştirin.

     Kıymayı ekleyerek kavurun. Tavuk suyu yerine birkaç ufak tavuk eti kullanacaksanız eğer kıymadan sonra etleri atıp renk değiştirene kadar pişirin. Salçayı ilave edip karıştırın.

        Ebegümecinin saplarını aktarıp bir iki karıştırıp renk değiştirmesini bekleyip yapraklarını ilave edin. Yaprakları da yumuşadıktan sonra pirinç ve bulguru yıkayıp ekleyin. Tavuk suyunu ve kaynamış olan suyu ilave edin. Baharatları, tuzu da ilave ettikten sonra yaklaşık 15 dakika pirinçler uzayana kadar pişirin.

        Yumurtayı kâseye kırıp iyice çırpın. 1 yemek kaşığı kadar su ekleyin ve karıştırın. Kaynamakta olan yemeğe yumurtayı yavaşça yayarak ilave edin ve kaşıkla çok hafif bir kere çevirin. Ocağı kapatıp 10 dakika kadar dinlendirip servis yapın.

      Afiyet olsun.

 

18 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/12/2008 - PANCAR KAVURMASI

Kategori: Sebze Yemekleri


          Pancar yapraklarını özellikle kırmızı pancar olarak alıyorum, beyaz pancar yaprağından daha lezzetli olduğu kanısındayım.

         Malzemeler:

½ kg kırmızı pancar yaprağı

2- 3 yemek kaşığı zeytinyağı

Yumurta (kişi sayısı kadar)

1 adet kuru soğan

1 kâse sarımsaklı yoğurt

 

Yapılışı:

 

Pancarları ayıklayarak iyice yıkayın, kalın sap kısımlarını ve yapraklarını doğrayarak ayrı yerlere koyun. Yarım çay bardağı kadar suyu bir tencereye koyarak kaynatın, pancar saplarını ekleyin ve 3-4 dakika kadar haşlayın. Yaprakları da katın ve renk değiştirene kadar çevirerek tencereden alın. Tavaya yağı koyarak kızdırın, bu esnada soğanı kabuklarından ayırıp yıkayın ve doğrayarak yağa ekleyin, pembeleşince haşlanan pancarları katarak hızlı ateşte ara sıra karıştırarak 5 dakika kadar pişirin. Kişi sayısına göre kaşıkla oyuklar açarak bu oyuklara birer yumurta kırın ve tavanın kapağını kapatarak yumurtalar pişene kadar ocakta tutun. Yumurtayı çırparak omlet gibi de katabilirsiniz. Servis tabaklarına alarak sarımsaklı yoğurtla birlikte servis yapın.

Afiyet olsun.

13 YorumYorum yaz!Bağlantı

16/9/2008 - KIYMALI BAMYA

Kategori: Sebze Yemekleri


Gazeteye yazı yazmaya başladığımdan beri yazdığım yemeklerde kullanılan malzemelerin tarihini ve çeşitliliğini araştırmayı bayağı bir iş edindim kendime. İnternetten, sözlüklerden ve ansiklopedilerden araştırma yapıyorum. Oldukça zevkli bir uğraş oldu benim için. Bu sayede birçok yeni şeyle karşılaşıyorum. Örneğin patates yapraklarının yendiğini bu araştırmalarım sayesinde öğrenip bende yemeklerimde kullanmaya başladım. Daha birçok şey. Bugün de bamya yemeğini anlatacağımdan, biraz bu konuda araştırma yaptım.

Bamya oldukça eski bir bitki. Köken olarak Amerika ve Asya bilinmesine rağmen daha çok tropikal iklimde yetişen bir bitkiymiş. Amerika kıtasının keşfinden önce Afrika kıtasında daha çok Sudan ve Etiyopya da yetiştiği bilinen bir gerçekmiş. Ülkemizde hemen hemen tüm bölgelerde yetişmesine rağmen daha çok Balıkesir ve Amasya bamyaları tercih edilmektedir. Ilıman iklimlerde yıllık olarak ekilip hasadı yapılırken, tropikal iklimlerde yıllarca aynı bitkiden hasat yapılırmış. O kadarki bamya bitkisi 1,5 -2 metre civarında bir ağaca dönüşüyormuş.

Bamya içindeki vitamin ve minerallerin bolluğu nedeniyle besin değeri oldukça zengin bir sebze. Halsizliğe çok iyi gelmekteymiş. Bir günlük demir ihtiyacımızın tamamını bir tabak bamya yemeği ile karşılayabiliyormuşuz. Kanı temizleme özelliği nedeniyle de mutlaka yenmesi gereken bir yemek. Şimdi tarife geçelim en iyisi.

 

Malzemeler:

1/2 kg. taze ufak bamya

4 adet kabukları soyulmuş domates

1 adet büyük kuru soğan

100 gr. kadar kıyma

1 kahve fincanı sirke

1/2 limonun suyu

1/2 kahve fincanı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı tuz

1 çay kaşığı karabiber

1 çay kaşığı pul biber

 

Yapılışı:

 

Orta boy bir leğene 5-6 su bardağı su koyun. Sirkeyi bu suyun içine ekleyin. Bamyaların tepesindeki sap kısımlarını bıçakla derine inmeden oldukça yüzeyden çevirerek soyun. Hemen bu sirkeli suya atın. Tüm bamyaları temizleyerek bu suya atın.  Leğeni hafifçe çalkalayarak sirkeli suyun tüm bamyalara değmesini sağlayarak kenarda bekletin.

 Orta boy bir tencereye soğanı doğrayıp yağı ekleyin ve ocağı yakın. Soğanı pembeleştikten sonra kıymayı ekleyip kavurun. Soyulmuş domatesleri doğrayarak tencereye alın. Birkaç kez karıştırıp çevirdikten sonra sirkeli sudaki bamyaları süzgece alarak süzün. İki üç kez su geçirerek durulayın. Tencereye aktarın. Bu işlemleri yaparken bamyalara kaşık değdirmeyin. Limon suyunu, baharatları ve tuzunu ekleyerek yarım çay bardağı sıcak suyu ekleyin. Bamyalar tencereye konduktan sonra asla kaşık değdirmeyin. Kaşık bamyanın içindeki özü çıkaracağından yemeğinizin suyu uzayacak ve kötü bir görünüme sahip olacaktır. Yemeği karıştırma işlemini tencerenin kenarlarından tutup çalkalayarak sağlayın. Yemeğimiz kaynadıktan sonra ateşi kısın ve kısık ateşte 15–20 dakika kadar pişirip ocağı kapatın. 10 dakika dinlendirin ve servis yapın.
Afiyet olsun.

10 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/7/2008 - YEŞİL DOMATES YEMEĞİ

Kategori: Sebze Yemekleri


Bu yemeğin adını ilk duyduğumda Kızarmış Yeşil Domatesler filmini çağrıştırmıştı. İzleyenleriniz var mı bilmiyorum. Harika bir filmdi. Kırklı yaşlara gelmiş ve hayatta aradığını pek bulamayan, evliliği de mutsuzlukla devam eden bir kadın var. Bu kadının huzur evinde tesadüfen tanıştığı oldukça yaşlı bir bayanın ona her gün masalsı bir dilde anlattığı gerçek yaşam hikâyeleri tarafından gün gün nasıl değiştiğini ve hayata olan bağlılığını nasıl yeniden kazanıp, kendini daha güzel ifade ederek mutluluğu yeniden nasıl yakaladığını anlatıyor. Harika bir filmdi. Çok eskiden izlemiş olmama rağmen hafızalarda yer eden bir yapım.

Geçenlerde pazarda gezerken bir de baktım bazı tezgâhlarda yeşil domatesler var. Eh durur muyum bu durumda hemen aldım tabiî ki. Yeşil domates yemeği aslında bildiğim bişey değildi, tarifini iki ay kadar önce duymuştum. Sürekli yeni tatlar denemeye meraklı olduğumdan her duyduğum tarifi not ediyorum. Sonra üzerine kendim eklemeler yapıyorum. Mutlaka denemeniz gereken bir lezzet. Çok beğeneceksiniz. Yapımı da oldukça kolay. Daha sonraki haftalarda yeşil domatesin başka pişiriliş şekillerini de sunmaya çalışacağım. İşte bu günkü tarif.

 

Malzemeler:

1/2 kg. yeşil domates

3-4 adet yeşil acı biber

1 adet iri kuru soğan

50-100 gr. kadar kıyma

½ kahve fincanı zeytinyağı

1/2 çay bardağı kadar pirinç

1 tatlı kaşığı acı biber salçası

1,5 – 2 tatlı kaşığı tuz

1 tatlı kaşığı karabiber

1 tatlı kaşığı pul biber

 

1 kâse yoğurt

1- 2 diş sarımsak

 

Yapılışı:

 Yayvanca bir tencereye zeytinyağı konur, doğan ve biber ayıklanıp yıkanarak doğranır. Ocak yakılarak soğan ve biber pembeleşip yumuşayana kadar karıştırılarak kavrulur.

Bir taraftan domatesler yıkanıp iri iri doğranır. Pirinç yıkanır.

Pembeleşen soğan ve bibere kıyma konarak kavrulur. Salça ilave edilir. Domatesler ve pirinç eklenir. Baharatlar ve tuzunu da katıp yemeğin çok az üzerine çıkacak kadar kaynamış su konur. Kapak kapatılıp ocak kısılır ve pirinçler uzayana kadar pişirilir. Sarımsak ezilerek yoğurda katılır, az tuz eklenir ve yemeğimizin yanında servis yapılır.

Afiyet olsun.  


37 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/2/2008 - TERBİYELİ KEREVİZ

Kategori: Sebze Yemekleri

 

      Kerevizi ilk kez yatılı okurken patates zannederek almış ve tadına baktığımda bozulmuş zannederek yemek istememiştim. Kereviz olduğunu öğrendiğimde ise artık o yiyeceğe yan gözle bile bakmıyordum. Yıllarca kerevizden nefret edip yememiştim aileme de pişirmemiştim ta ki terbiyeli kerevizle tanışıncaya kadar. Tesadüfen bir arkadaşımda yediğimden beri mutfağımın en başköşesine oturdu. Sizlere de kendisini sevdireceğinden eminim, denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.       

         Bu tarif bloğu ilk açtığım dönemlerde yayınladığım bir tarifti. Fotoğraf cep telefonuyla çekilmişti.:)) Neyse; Şimdi mevsimi olduğu için hatırlatma ihtiyacı duydum.

 

     MALZEMELER:

 

     YAPILIŞI:

 

     İlk önce eti az suyla tencereye koyup suyunu çekene kadar kısık ateşte pişmeye bırakın. Bu arada kerevizi soyup tavla zarından büyükçe doğrayarak limonlu suyun içinde bekletin. Patatesleri de aynı şekilde doğrayın. Et suyunu çektikten sonra bir miktar yağ ilave edip kerevizleri limonlu suyun içinden alarak bir sudan geçirin ve tencereye aktarın. Ara sıra karıştırarak rengi dönene kadar kısık ateşte pişirin.Kerevizlerin 3 parmak üstüne çıkacak kadar kaynamış su koyun ve patatesleri de ilave edip pişirin.Bir yandan da yoğurt,yumurtanın sarısı ve unu az su ilave ederek iyice çırpın.Pişen yemeğe indirene yakın katıp bir iki fokurdattıktan sonra ocağın altını kapatın.

1 adet iri kereviz
4 Adet patates
250-300 gr kadar dana eti (Kıyma ile de oluyor)

4 Yemek kaşığı yoğurt
1 Yumurtanın sarısı
1 Yemek kaşığı un
1 Limon
Tuz
28 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/10/2007 - HAVUÇ- KABAK- PATATES ÜÇLEMESİ

Kategori: Sebze Yemekleri

 

            Yemek tarifi yazarken birkaç satır karalamayı adet haline getirdiğimden şimdi bu tarifin üstü çok boş kaldı diye düşünüyorum.Bu seferlik de böyle olsun bakalım.Bu gün oldukça hafif bir yemek olan (meze demek daha doğru olacak) kabak- patates-havuç karışımını tarif edelim. Çok da lezzetli olduğunu belirteyim de henüz yememiş olanlar belki denemek isterler.

Malzemeler:

2-3 adet orta boy havuç

2-3 orta boy kabak

2-3 adet patates

Yarım kg. yoğurt

3-4 diş sarımsak

Ceviz

1/2 çay bardağı zeytinyağı

Tuz

 

Yapılışı:

Kabak ve patates soyulur, rendelenerek ayrı ayrı kaplara alınır.Havucun uçları kesilerek rendelenir. Yayvan genişçe bir tencere yada tavada yağ kızdırılır, havuç eklenerek orta ateşte renk değiştirene kadar kavrulur.Patates ilave edilip 3-4 dakika karıştırılarak pişirilir.Kabak eklenir ve karıştırılarak pişirme işlemine devam edilir.3-4 dakika da kabak kavrulduktan sonra ocak kısılır, tuz atılır ve tencerenin kapağı kapatılarak ara sıra karıştırılarak 15 dakika kadar pişirilir. Ocaktan alınarak soğumaya bırakılır.

Sarımsak soyulup bir miktar tuzla ezilerek yoğurtla karıştırılır, iyice çırpılıp pürtüksüz hal alması sağlanır.Soğumuş mezemize daha önceden kırıp iri parçalar halinde olan cevizin bir kısmı katılarak karıştırılır ve servis yapacağınız tabağa alınır.Üzerine sarımsaklı yoğurt konur, kalan cevizlerle süslenerek servis yapılır.

Afiyet olsun.

 

 

17 YorumYorum yaz!Bağlantı

17/9/2007 - TAZE FASULYE EZMESİ

Kategori: Sebze Yemekleri

 

      Bu yemek aklıma hep yengemi getirir. Çocukluğumda onun yaptığı fasulye ezmesinin kokusunu hala hatırlarım. Mis gibi tereyağında kavrulmuş soğan kokardı. Fasulye bile bir başka kokardı. Şimdi sağlıklı yemek diyerek zeytinyağını daha çok kullandığımızdan mıdır yoksa tereyağları bile değişikliğe uğradı ondan mıdır nedir aynı tat ve kokuyu bulamaz olduk.

        Bir ara memlekete gittiğimizde bahçeden fasulye toplayıp pişiriver demişti eşimin ninesi. Şöyle güzel bir türlü yap. Eh topladık dalından güzelim fasulyeleri. Yine onların tarlasından çıkmış patatesi, kabağı, patlıcanı, biberi. Yalnız o zamanlar daha genç olduğumu hatırlatayım da, burada yaptığımız tariflerimiz güme gitmesinJ Aynı burada yaptığım gibi eti de katarak tüm malzemeyi çiğden koydum. Pişmesini beklemeye başladık. Gidip gidip bakarım etler ezildi fasulye bir türlü pişmez. Beklesek öbür malzemeler dağılacak iyice, lapa gibi bişey koyacağız ortaya. Eh ne yapalım fasulyeler hafif diri olsun deyip tüm karizmayı da çizdirerek yemeği getirdik ortaya. Yani memleketimin gübresiz fasulyesi geç pişermiş bilemedik. Yaptığımız ilk yemekte kepaze olduyduk J

            Gene hikâye anlatmaya başladım. Tarife gelelim.

            Malzemeler:

            1/2 kg taze fasulye

            2-3 adet orta boy patates

            1 yumurta

            2 adet kuru soğan

            2-3 adet taze soğan

            2-3 yeşil sivri biber

            Tuz

            1/2 fincan kadar zeytinyağı (arzuya göre tereyağı)

            İsteğe bağlı baharat

            Aşotu ( yoksa maydanoz)

 

            Yapılışı:

            Öncelikle fasulyeler ayıklanıp, patatesler soyularak yıkanır ve kesip doğramadan bütün olarak orta boy bir tencereye konur. Üzerine çıkacak kadar kaynamış su ilave edilerek ocak yakılır. Tuz eklenir. Patates ve fasulye yumuşayana kadar pişirilir. Süzülür ve ezilerek kenara alınır. Başka bir tencerede yağ kızdırılır. Soğan ve biber doğranarak pembeleştirilir. Ezilmiş fasulye patates karışımı eklenir, iyice karıştırılarak malzeme birbirine yedirilir. Bir taraftan da kâsede yumurta iyice çırpılır. Önce doğranmış aşotu katılıp karıştırılır sonra yumurta eklenip hafif karıştırılıp tencerenin kapağı kapatılır.2-3 dakika pişirilip ocaktan alınır.10-15 dakika dinlendirilip servis yapılır.

            Afiyet olsun.

           

 

25 YorumYorum yaz!Bağlantı

31/8/2007 - TAZE BÖRÜLCE

Kategori: Sebze Yemekleri

 

Mevsimi hemen hemen geçti artık ama yine de sağlıklı bir Ege yemeği olan  börülceden bahsetmek istiyorum. Çeşitli şekillerde pişirebilirsiniz. Sadece haşlayıp limon veya sirke ile de yiyebileceğiniz gibi soğanlı salçalı taze fasulyeyi pişirdiğimiz gibi yemeğini de yapabilirisiniz. Zevkinize kalmış bir durum bu, ancak ben en çok sarımsaklı yoğurtlu olan şeklini severek yediğimden onu tarif etmek istiyorum.

Not olarak belirtmek gerekirse börülce alırken iyice körpe olanları alınır.Birazcık olgunlaşan börülcelerin hemen kabukları sertleşip kılçıklar oluşmaktadır.

Malzemeler:

1 kg taze börülce

1 adet kuru soğan

Yarım kahve fincanı zeytinyağı

Tuz

1/2 kg yoğurt

3-4 diş sarımsak

 

Yapılışı:

Börülceler en uçları kırılarak temizlenir ve yıkanır. Bir tencerede tuzlu su kaynatılıp börülceler eklenir.15- 20 dakika kadar haşlanıp pişince süzülür. Yağ tencereye konarak kızdırılır ve doğranan soğanlar pembeleştirilir. Haşlanan börülce ilave edilip bir iki dakika karıştırılarak malzemenin tadını birbirine bırakması sağlanır.

Başka bir kapta ayıklanan sarımsaklar ezilir ve yoğurt ilave edilerek iyice çırpılır. Tuz katılır. Börülce tabağı ile servise sunulur.

 

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Her şey paylaşıldıkça güzeldir.

Son Yazılar

KÖZDE PATLICANLA KARNIYARIK
HİNDİSTAN CEVİZİ TOPLARI
SEBZELİ ERİŞTE YEMEĞİ
ELMA HARÇLI MİFLÖY
EBEGÜMECİ YEMEĞİ
PATATESLİ BULGUR PİLAVI
LOKMA TATLISI
YALANCI LAHMACUN
SEBZELİ TAVUKLU MİFLÖY BÖREĞİ
HOŞÇAKALIN

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
RSS
Hande
Sema
Ozay
Filiz
Selin
Hülya
Hünerli-Hülya
Nilay
Özgül
Zerrin1
Hilal
Nihan
Disal
Dilek
Aslı
Özlem
Klasik tatlar
Feyza
Emel
Eyvah
Ayşe
Oreda
Melek
Benim Listem
asotu-milliyet
Maydanoz
Fatos

Kategoriler

Blogcular

melissa2
meyraca
yildizcaa
cilekkokusu
ayse26
lezzetdiyari
yemekoloji
halenze
zehraaydin
hobilendik
buradaherseyvar
yumurtasepeti
mutlulukeder
pratikbayanlar
mimarasci
uzhem
magicdesignhayaleturet
leziz
tarcinkokusu
yemekbulteni
s felsefeci
nehirs
ohhbe
yemektariflerimiz
hollyhoby
thistime
yagmurkokusu
illedeyemek
zevkalade
bebeksagligi
nurom
makyajteknikleri
orgubulteni
cumbada
karaates
karamelasekerim
yermisinyemezmisin
meyvelerinfaydasi
beydabeydayemek
ayşegül karaibrahim
Add to Technorati Favorites Add to Technorati Favorites Add to Technorati Favorites