Fotoğraf: Bekir Karadeniz
Bir yıl önce aramızdan ayrılan Ali Ekber Çiçek Ustaya saygı ile...
Bir halkı bütün yönleri ile tanımak istiyorsak türkülerine bakmalıyız.Nice destanlar,acılar,sevdalar,ağıtlar,özlemler,umutlar...... saklıdır türkülerde. Halkın dilden dile geçmişten geleceğe aktardığı bu sözlü kültür bakımından da Anadolu toprakları derin bir birikime sahiptir. Bunun içindir ki ünlü bir şairimiz :
‘’Ne zaman Bir köy Türküsü dinlesem
Şairliğimden utanırım
Ne yazanı belli, ne düzeni
Ama içlerinde yürek var yürek
Kocaman bir yürek… ‘’
Diyerek Türk halkının yaratıcılığını alkışlamıştır.
Türkülerde buluruz kimliğimizi geçmişimize dair önemli ayrıntıları. Her yöremizin kendince ayrı bir türküsü her türkünün ayrı bir güzelliği vardır. Bir çok türkümüzde kaynağından derlenmeyi beklemektedir. 26 Nisan 2006 günü aramızdan ayrılan Ali Ekber Çiçek Sanat yaşamı boyunca bugün dillerden düşmeyen 400 den fazla türküyü derleyerek geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştır. Bu yazımla A.E.Çiçek ustayı yaşamından kısa bir kesit sunarak derlediği ve kendinden derlenen türkülerin ilk kıtalarından birer demetle anmak istiyorum.
1935 yılında Erzincan’ın Ulular Köyünde doğan A.E.Çiçek 1939 büyük Erzincan depremi ile babasını yitirdi. İlkokuldan sonra öğrenimini sürdüremeyen Çiçek 1961 yılında İstanbul Radyosuna ses ve bağlama sanatçısı olarak girdi. Hayatı 2003 yılında ‘’Cahilden Uzak Dur, Kemal’e Yakın’’ adlı belgesele konu oldu.71 yaşında İstanbul’da vefat eden Usta, Balıkesir-Edremit’te toprağa verildi.
Böyle İkrarınan Böyle Yolunan
Böyle ikrarınan böyle yolunan
Vefalı yar bana lazım değilsen
Deli gönül sevmiş vazgeçmek olmaz
Cefalı yar bana lazım değilsen
Derdim Çoktur
Derdim çoktur hangisine yanayım
Gine tazelendi yürek yarası
Ben bu derde nerden derman bulayım
Meğer dost elinde ola çaresi
El Yanmasın
Bir güzel methedem bari cihan yanmasın
Pervaneler gibi bari halim yanmasın
Hüsnüne mağrurlanma Yusuf u Kenan mısın
Mah yüzüne bir nikap çek ben yandım el yanmasın
Erenler cemine her can giremez
Erenler cemine her can giremez
İnsan-ı kamile kul olmayınca
Her mürşidim diyen mürşid olamaz
Edeb ile erkan yol olmayınca
Evlerinin Önü Bir Ufak Yokuş
Evlerinin önü bir ufak yokuş
Kurban olam güzel bu nasıl bakış
Halının üstüne döktüğüm nakış
Kurban olam o iplik tutan ellere
Ey Erenler Akıl Fikir Eyleyin
Ey erenler akıl fikir eyleyin
Dağlara da duman ne güzel uymuş
Yaradan Allah’a şükür eyleyin
Müminede iman iman ne güzel uymuş
Gönül Gel Seninle
Gönül gel seninle muhabbet edelim
Araya kimseyi alma sevdiğim
Ya benim kimim var kime yalvarayım
Kaldır kalbindeki karayı gönül
Gül yüzlü sevdiğim nemden incindin
Gül yüzlü sevdiğim nemden incindin
Araya söz katan eldir efendim
Kul oldum kapına mürvete geldim
Göster cemalini güldür efendim
Haydar Haydar
On dört bin yıl gezdik pervanelikte
Sıtkı ismin duydum divanelikte
İçtim şerbetini mestanelikte
Kırkların ceminde dara düş oldum
Hazin Hazin Eser Seher Yelleri
Hazin hazin esen seher yelleri
Hiç bülbül öter mi gül olmayınca
Her aşık dünyada murat alamaz
Yanıp ateşlere kül olmayınca
İsmini Sevdiğim
İsmini sevdiğim saadetli yarim
Özüm senin ile bir değil midir
Bu aşkın elinden yandım kül oldum
Beni Mecnun eden yar değil midir
Kırma Gönül Şişesini
Kırma gönül şişesini
Yapan bulunmaz bulunmaz
Yıkma hakkın binasını
Ören bulunmaz bulunmaz
Mektup Selam Söyle
Mektup selam söyle benden sılaya
Söyle benim için de eller ağlasın
Gözü yaşlı düştüm gurbet ellere
Uzaktır aramız yollar ağlasın
Şu Yüce Dağları Duman Kaplamış
Şu yüce dağları duman kaplamış
Yine mi gurbette kara haber var
Seher vakti bur da kimler ağlamış
Çimenler üstünde göz yaşları var
Toprağı bol olsun , ışık içinde uyusun..
E.Y.
|