Blogla tanışalı bir yıl beşgün olmuş ve ben yıldönümümü kaçırmışım.Gecikmeli olarak bu gün blogdaki ilk yılımı kendi kendime kutluyorumJ Pasta da yapamadık maalesef.Tam kaz etini tarif edeyim diyerek oturdum bilgisayarın başına , bir de ne göreyim…Bir yılım bitmiş meğerse..Neyse ben yine de tarifimi yazayım..Nice yıllara diyorum kendimeJ
Bu tarifi verip vermeme konusunda geçen seneden beri kararsızlık yaşamama rağmen madem yapıyorum yazmalıyım diye düşündüm.Bulamayanlar gelip biz de yiyebilirlerJ
Çocukluğumdan kalan en güzel anılarımdan biri sanıyorum ki KAZ ÇOBANLIĞIdır.İki yıl kadar kazları otlattım diye hatırlıyorum.Çok değil…keşke daha uzun sürebilseydi..
Her evin sayıları 30-80 arası değişen kazları olurdu bizim memlekette.Yine her evin çocuğu yoksa komşu çocukları kazları sürü halinde önümüze katıp köyümüzden yan yana geçen iki derenin oraya götürüp salardık çayıra.Kazlar hem otlayıp hemde sularda yıkanırken bizde boş durmazdık elbette.Gökyüzüne yükselen sürüyle kaz seslerinin eşliğinde diğer kaz çobanı arkadaşlarımızla türlü türlü oyunlar oynardık.Dereye atlar yüzerdik çok bunaldığımızda. Şimdi o dereler neredeyse kurumuşlar..İki derenin arası yaklaşık elli metre kadardı.Ortada kalan kısımda su akıntılarından dolayı düzleşmiş taşlar oldukça bol miktardaydı ve bu taşlar bizim oynarken ev yapımında kullandığımız çok değerli bir hazineydi. İşte evler yapar, sazlardan sepetler masalar türetirdik, Yolda gelirken napızarlardan(Patates tarlaları) topladığımız patatesleri ateş yakarak közleyip yerdik. Akşam nasıl olmuş anlamazdık bile.Sonra herkes kendi kaz grubunu hangi sesle çağıracaksa toplar, gün batarken türkü söyleye söyleye ertesi günün hayalini kurarak eve dönerdik..
KAZ genellikle Doğu Anadoluda bilinen bir yemek çeşididir.Ama yer yer diğer bölgelerimizde de yendiğini biliyorum.Her yıl yetiştirilen kazlar Kasım ayında sadece ertesi yıla kalacak ANAÇ lar ayrıldıktan sonra toplu olarak kesilir.Temizlenip göğüs ortasından açılarak tuzlanır, iple bağlanarak asılır ve ayazda bir iki gün bekletilir. Eskiden ambarlar olurdu evin dışında başka bir bina olarak inşa edilmiş olan, kuruyan kazlar oralarda saklanırdı.Şimdilerde herkes derin dondurucuda saklamaktadır. İşte hikayesi biraz uzun oldu ama bu gün size kaz etini tarif edeceğim.
Kaz birkaç şekilde pişirilebilir.Tandırda pişirilir (buralarda bulmak mümkün değildir.) Yada tencerede haşlayıp suyundan pilav yapılabilir. İster pirinç pilavı ister bulgur pilavı olsun hiç fark etmez ama ben bulgur şeklini daha çok seviyorum. Ya da patatesli pişirilir. Bu gün patatesli şeklini yapmıştım onu tarif edeceğim.
Malzemeler:
4-5 iri parça Kaz eti
5-6 patates
1 adet soğan
Yapılışı:
Kaz etleri iyice yıkanarak bir miktar suyla (1,5 su bardağı kadar) tencereye konarak kaynamaya bırakılır.Kurutulmuş kazlar tuzlu olduğu için tuz konmaz.Kaynama başlayınca altı kısılarak etler yumuşayıncaya kadar haşlanır.Yaklaşık 30-45 dakika kadar.Başka bir tencerede soğan çok az yağla (Kaz eti yağlı et olduğundan çok az yağ kullanılmalıdır) pembeleştirilir patatesler ilave edilir ve kazın suyundan bir miktar eklenir.Patatesler suyu çekip piştikten sonra ,10-15 dakika fırında kızartılan etle birlikte servis yapılır.Afiyet olsun.
Pirinçle pişmiş hali.Geçen sene fotoğraflamıştım bunu:)
Merhaba arkadaşım,
Ziyaretinize geldim. Tariflerinizi okudum,resimlerinize baktım. Memnun bir
şekilde ayrılıyorum. Blogunuz gayet güzel,elinize sağlık. Çalışmalarınızda
aynı düzeyde,kutlarım. İzlenimlerimi böylesi sıralarken,şu kaz eti için
bir iki söz etmeden geçemiyeceğim. Çocukluğumda çok aşina olduğum bu kaz eti
haşlamasını, yıllardan beridir yemiyorum.Bulgur pilavı ve kazın derisini çok
severdim. Çocukluğumu hatırlatan bu yemeğiniz beni çok duygulandırdı. Onun
için de ayrıca teşekkür ediyor,saygılar sunuyorum. Hoşça kalınız.
http://www.klasiktatlar.blogspot.com/
blogunuzla beraber nice nice mutlu yıllara :)
Kazlarda ilginç hayvanlar :) Böyle insana yan yan bakarlar. Bizde Samsunda oturduğumuz yıllarda babam şantiyeye gittiğinde bir gün dönerken kaz almış gelmiş. Tüm arabadakilere kaz biti gelmişti :) Ben de babama kızdığımda yan yan bakardım, oda bana kaz gözlü kızım derdi :)
ne hoş anılar valla iç geçirerek okudum..benimde tavuklarım vardı kendi beslediğim ama kaz çobanlığı daha farklı kesinlikle...
ayrıca kaz yağıyla pişmiş yaprak sarma yeme şerefine erişmiştim bir arkadaşım sayesinde ve çokta beğnmiştim..ilk söyleseydi belki tereddütle yiyecektim ama sonradan söylediğinde beğendiğim için pekte garipsemedim..harika görünüyor lezzetler ellerinize sağlık..
daha nice nice senelere...
Bayramıni en içten dileklerimle kutlar,sağlık ve mutluluklar dilerim canım ayrıca bloğun yıldönümü hayırlı olsun umarım hep beraber daha nice senelerimiz olur blogcuda...
Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu, kurban bayramının, yaşadığınınz tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle...... EZOLINA
Güzellik, sağlık, birlik ve beraberlik dolu her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir kurban bayramı diliyorum. Büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öpüyorum.
Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Kurban Bayramınızın yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle.. Kurban Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun!
NE GÜZEL ESKİ ANILAR NE GÜZEL ANLATMIŞSIN ÇOCUKLUĞUNU,BLOĞUNUN YAŞ GÜNÜDE KUTLU OLSUN CANIM BENİM, NİCE NİCE YILLAR NASİP ETSİN RABBİM SANA
KARDESLIGIN DOGDUGU, SEVGILERIN BIRLESTIGI, BELKI DURGUN, BELKI YORGUN, YINEDE MUTLU, YINE DE UMUTLU, YINE DE SEVGI DOLU NICE BAYRAMLARA...
HATİCE
Ben geldiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiim. Şimdi sen de kimsin diyeceksin değil mi? Ben Selin. Nam-ı diğer www.enlezizyemekler.blogspot.com
Öncelikle bloğunun yeni yaşı kutlu olsun. Nice mutlu seneler inşallah.
Zerrin'de yani missssiiiiimde rastladım sana. Bir ziyaret edeyim dedim. Yeni arkadaşlar edinmek çok mutlu ediyor beni. Umarım güzel bir dostluğumuz olur. Biraz deli doluyum ama sıkı dostumdur :)))
Neyse, seni linklerime ekliyorum. Daha sık görüşmek için.
Kaz yemeğin harika olmuş. Ellerine sağlık. Ben hiç yemedim. Umarım birgün kısmet olur.
Bayramını kutlar, sevdiklerinle nice mutlu ve sağlıklı bayramlar diliyorum. Sevgilerimlee...
Selin
www.enlezizyemekler.blogspot.com
Arkadaşım öyle güzel anlatmışsınki hikayeni sanki film izliyorum sandım çok şanslısın kimseye nasip olmayacak bir zaman geçmiş hayatından
Kaz etini hiç yemedim ama öyle güzel görünüyorki patates ve pilav yani olsa yerim diye düşündüm
Bloğumla ilgili önerin için teşekürler bu benim istemeden yaptığım bir hata yazıma resim ekleyemiyorum ne yapsam olmuyor hatalı oluyor
bir kaç gün sonra doğrusunu öğrenicem
Birinci yılını kutluyorum arkadaşım. Daha nice senelere...
Bu arada kaz etini duydum ama hiç yemedim. Kars yöresinde sık sık yenilen bir et türü mutlaka güzeldir. Görüntü harika çünkü ellerine sağlık.
canim ellerine saglik ben hic kaz eti yemedim
cok guzel gorunuyor demekki size gelip yemeliyim cunku resimlerden belli nefis olmali sevgiler iyi bayramlar
ne hoş şeyler anlatmışsınız. Nasıl özendim kaz çobanlığı yapmaya o derelerde yüzmeye...
Kaz eti benimde çocukken yemişliğim var. Köye gittiğimizde yaparlardı. Özel bir yemek olarak konulurdu. Lezzetini hatırlıyorum. SUyuna pişen pilavda dediğiniz gibi çok güzel olur.. Off off :)
İnsan karnı açken gezmemeli yemek bloglarını değil mi :)
Bu sırada Kadıköy balık pazarında 2 yıl önce alışverişe gittiğimde kocaman bembeyaz bir kazla karşılaştım. Evet evet balık pazarında bekçilik yapıyormuş. Ve o kalabalıkta sahibinin sesini tanıyabildi. Müthiş hayran olarak ayrıldım kazın yanından :)
Neyse çok uzattım.. Sımmsıcak sevgiler Sevim Ablam.
www.misssgibi.com
ellerinize sağlık çok güzel olmuş.tadını çok merak ettiğim bir lezzet bu kurutulmuş kaz.karslı arkadaşlardan çok duydum methini.acaba karstan sipariş verebileceğimiz bir adres varmı?
Sevgilerimle,
www.yusufunannesi.blogspot.com